
Kıl dönmesi (pilonidal sinüs) hastalığı derialtında iltihaba yol açan en çok kuyruk sokumunda görülen bir hastalıktır.
Kuyruk sokumu yara iyileşmesi açısından pek çok dezavantaja sahiptir. Yürümek, oturmak, tuvalete gitmek gibi vazgeçilmez aktiviteler bu alanı etkiler. Basınç, gerginlik, enfeksiyona yakınlık gibi faktörlerin hepsi biraradadır.
Her açıdan ideal ve sorunsuz -standart- bir tedaviden bahsetmek zordur. Tedavi seçenekleri gerçekten kafa karışıklığı yaratacak derecede çok çeşitlidir. Hastaların özelliklerine ve hastalığın evresine göre bir seçim yapılması gereklidir. Sıklıkla hastalığın olduğundan daha basit algılanması tedavi sonrası nükslere ve sıkıntılı süreçlere yol açar.
Kıl dönmesiyle başvuran hastaların çoğu uzun süredir iltihabi akıntısı olan, ilerlemiş, kronik pilonidal sinüs olgularıdır. Bu tür hastaların tedavisinde, çok fazla cerrahi yöntem vardır bu hastanın sosyokültürel durumuna ve hekimin tecrübesine göre değişir.
Yeri, özellikleri ve tekrarlamaya yatkınlığı nedeniyle hastalık küçük gibi görünse de tedavisi yoğun emek, özen ve deneyim gerektirir.
r tenlilerde,Ancak bazen bu risk faktörlerinin hiç birini taşımayan kişilerde de görülebilir.
Kıl dönmesi aslında sadece cilt ve cilt altı dokusunu ilgilendiren, iç organlarla hiçbir ilgisi olmayan, vücudun bütününü etkileme ihtimali olmayan sınırlı basit bir hastalıktır. Ancak yerinin özelliği, oturup kalkmakla ilgili oluşu, anüse yakın kirlenmeye müsait bir bölgede oluşu, o bölgede yara iyileşmesinin zor oluşu hastalığı zahmetli bir hastalık haline getirir.
Tedavi edilmezse tehlikesi yoktur ama hastalık kişisel hijyen yönünden giderek daha zor katlanılır hale gelir. Hastalıklı bölge çevre dokulara doğru yayılarak ameliyatta daha geniş bir alanın çıkartılmasını gerektirir hale gelebilir. Uzun süreli akıntı tipinde devam eden kronik hastalığın seyrinde hastalık, apse gelişirse hasta bir yerine iki ameliyat olmak zorunda kalabilir.
Tek geçerli tedavisi ameliyattır.
Bazı kaynaklarda ameliyatsız tedavi olarak sözü edilen yöntem; iltihap kanalı ağızlarından kazıma işlemi yapılıp kist içine, kanaldan içeriye (fenol vb) yakıcı-büzücü maddeler verilmesi işlemidir. Tekrar tekrar uygulanması gerekir. Buna rağmen hastaların yaklaşık yarısında tüm çabalara rağmen hastalık devam eder.